KARADENİZ PROGRAMI

( 5 GECE 6 GÜN )

 

TUR PROGRAMI: 

(Gece Yolculuğu) 22.00 Belirlenen duraklardan siz değerli misafirlerimiz ile buluşup yola çıkıyoruz. Gerede, Tosya üzerinden Sinop’a varış

1. GÜN: Sabah saatlerinde ulaşacağımız Sinop Limanında alacağımız kahvaltı sonrası, Sinop liman bölgesinde Türkiye de sadece bir aile tarafından üretilen ve damaklarda bıraktığı lezzetle adından söz ettiren Boyabat Ezmesi ve Sinop’un meşhur el yapımı Kotra ( maket gemi) atölyelerinde birbirinden değerli ürünleri bulabileceğimiz bir serbest zamanımız oluyor. Serbest zamanımız sonrasında şiirlere, türkülere konu olmuş ve Sabahattin Ali, Kerim Korcan, Mustafa Suphi gibi birçok ünlü edebiyatçı ve siyasetçinin mahkûm olarak bulunduğu Tarihi Sinop Cezaevini ziyaret ediyoruz. Teselli ağacı, 2. Kısım (Parmaklıklar Ardında dizisinden kalma Temsili) koğuş, avlu, Sabahattin Ali Koğuşu, disiplin hücreleri, zindan gibi birçok alanını gezip görebileceğimiz bu ziyaretimizde Sinop Cezaevinin hem siyasi hem de tarihsel önemi hakkında bilgi sahibi oluyoruz. Sinop Tarihi Cezaevi ziyaretimiz sonrasında ülkemiz coğrafyası açısından en nadide noktalardan birisi olarak kabul edilen Ria tipi kıyıların ülkemizdeki tek örneğini görmek üzere İnce kum mevkiinden, Ak liman güzergâhını takip ederek Hamsilos Fiyorduna ulaşıyoruz. Burada vereceğimiz fotoğraf molamızın ardından Samsun’a hareket ediyoruz. Yaklaşık iki saat sürecek yolculuğumuz sırasında Tütün tarlalarını (mevsime bağlı) Bafra, Kızılırmak, Atakum bölgelerini de görerek Samsunun Meşhur pidesinden oluşan bir öğle yemeği alıyoruz. Öğle yemeğimiz sonrasında Samsun şehir merkezinde bulunan ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk henüz hayattayken adına dikilmiş olan ve yapıldığı dönem itibariyle dünyada denge bakımından ikinci sırada olan Onur Anıtını ziyaret ederek grup fotoğrafı alıyoruz. Bu hayranlık uyandıran heykeltıraşlık örneği sonrasında Milli mücadelenin ilk adımını temsil eden ve 19 Mayıs 1919 tarihinde 18 silah arkadaşı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere 19 kişiyi Samsuna ulaştıran Bandırma Vapuruna ulaşıyoruz. Samsun’un Doğu park bölgesinde bulunan Bandırma Vapuru ziyaretimiz sonrasında otelimize ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

2. GÜN: Sabah otelde aldığımız kahvaltı sonrasında ilk gezi durağımız Giresun. Giresun kalesi ve Giresun adasını (panoramik olarak) görüyoruz ve şu anda Karadeniz’in en gözde ve bozulmamış yaylalarından birisi olarak kabul edilen Kümbet Yaylası ve civarındaki muhteşem doğal güzellikleri görebilmek için (EXTRA) yola çıkıyoruz. İlk durak noktamız gerçekten görenleri kendisine hayran bırakan Kuz alan Şelalesi oluyor. Burada oldukça keyifli ve düz bir yolla ulaşılan Kuz alan Şelalesi fotoğraflarımızı çektikten sonra biraz ileride bulunan ve Kuz alan Tabiat parkının en özel oluşumlarından birisi olan, sodalı suyla birleşen serpantin kayalıklarının oluşturduğu Mavi Göl adı verilen ve birçok havuzdan oluşan bu alanda göreceğimiz renk tonunun büyüsüyle bir kez daha Karadeniz’in muhteşem doğasına hayran kalacaksınız. Mavi göl gezimizin ardından minibüslerimize binerek Halil Rıfat Paşa’nın Gidemediğin yer senin değildir sözünü söyleyerek yapılmasını istediği Şebinkarahisar yolu üzerinde elle oyulmuş Halil Rıfat Paşa tünelinden geçerek Uzundere vadisine giriyoruz. Vadi boyunca doğayla iç içe yapacağımız yolculuğumuzla Kümbet köyüne ulaşıyoruz. Kümbet gezimiz sonrasında Trabzon’a hareket ediyoruz ve Zigana dağına çıkıyoruz. Zigana Dağında bulunan Hamsi köy sınırlarında yol üzerindeki Sütlaççılardan birinde Meşhur Hamsi köy Sütlacının da tadına bakarak günümüzü sonlandırıyoruz. Akşam yemeği ve Konaklama otelimizde.

3. GÜN: DİKKAT: NÜFUS CÜZDANINIZI SEYAHATE ÇIKARKEN YANINIZA ALMAYI UNUTMAYINIZ. Otelimizde alınan sabah kahvaltısı sonrasında el işçiliklerinin bölgedeki en meşhur ilçesi olan Sürmene’ye ulaşıyoruz. Binlerce yıllık el sanatı kültürünün evrensel boyuta ulaştığı Sürmene bıçaklarının hangi aşamalardan geçtiğini öğrenmek ve Sürmene bıçağı ve Trabzon Bakırı alma imkanı bulacağımız bir satış noktasına uğruyoruz. Alışveriş molamızın ardından Karadeniz denildiğinde akla ilk gelen ürün olan ve istatistiksel olarak ülkemizde en çok tüketilen ürünlerin başında gelen Çay bitkisini görebileceğimiz ve sofralarımıza ulaşana kadar hangi aşamalardan geçtiğini öğrenebileceğimiz Çay fabrikası ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz. İkram edilen çaylar eşliğinde yapılacak sunumda çay hakkında bilmediğimiz bir çok şeyi yerinde öğrenme fırsatı bularak ulusal marketlerde bulunması çok zor olan Mayıs Çayını alabilme imkanımız oluyor. Çay fabrikası gezimiz sonrasında bugün organik tekstilin en önemli unsuru olan, alerji cilt-deri hastalıklarında kullanılması şiddetle tavsiye olunan Kenevir dokumalarını görebileceğimiz, yöresel kıyafetlerin vazgeçilmezi olan Rize Bezi olarak da adlandırılan Karadeniz Keşan ve poşilerini bulabileceğimiz Rize Bezi Dokuma Atölyesine geçiyoruz. Rize Bezi dokumalarında alacağımız sunum sonrasında Batum’a hareket ediyoruz. Sarp sınır kapısında giriş işlemlerimizi tamamladıktan sonra Gürcistan/ Acara bölgesine geçiyoruz. Hz. İsanın on iki havarisinden biri olan St. Mathias`ın mezarının da bulunduğu Roma döneminden kalan ve en son Osmanlılar döneminde kullanılan Gonio – Apsaros Kalesi’ni (panoramik) görüyoruz. Batum şehir merkezine doğru devam ederken Bayburt’an doğup Batum sınırlarına kadar kendine keskin çizgiler oluşturan Çoruh Nehri’ni ve üzerindeki eski Gonio Köprüsü’nü göreceğiz. Ardından; Tarihi Orta Camii, Poseidon heykeli, Tiyatro Binasını, Medea Heykeli’ni, Batum Limanını ve yeni oluşturulan yüzüyle Avrupa meydanını göreceğiz. Batum Bulvarı’nda gezinti yaptıktan sonra alışveriş için serbest zaman vereceğiz. Ardından Türkiyeye dönüyoruz. Türkiyeye girerken Duty Freeden rehberinizin belirleyeceği bir zaman süresince alışveriş yapma imkanı bulabileceksiniz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

NOT: Türkiye ile Gürcistan Devletleri arasında yapılan anlaşma gereği TC vatandaşları Batum a üzerinde TC kimlik numarası bulunan nüfus cüzdanı ile geçiş yapabilmektedir. Bunun dışındaki kimlik kartları ile (ehliyet vs.) geçiş yapılamamaktadır. Dönemsel olarak yaşanan olağanüstü durumlarda farklı belgeler de talep edilebilmektedir. Bu nedenle misafirlerimizin çıkış için gerekli evrakların neler olduğunu tura katılmadan önce öğrenmeleri ve hazırlıklı olmaları önerilir. Gereken evrakların neler olduğunu öğrenmek ve yanlarında bulundurmak katılımcıların sorumluluğundadır. Bu nedenle çıkışa izin verilmemesi durumunda Güztur Turizm’in herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Anne -babası veya herhangi biri yanında olmadığı takdirde 18 yaş altı misafirlerimizin BATUM’ a geçişleri için ebeveynlerinden NOTER den onaylı MUVAFAKATNAME almaları gerekmektedir. Olağanüstü hal uygulamalarının devam etmesi halinde tüm kamu çalışanları çalıştıkları kurumlardaki idari yönetimden, yurt dışına çıkış engeli olmadığına dair ”ıslak imzalı-mühürlü ” izin yazısı ile yurt dışına çıkış yapabilmektedirler. Bunun yanı sıra aile bireylerinden sigortası, 657’e tabi olan yakını üzerinden devam eden, eş ,çocuk, anne , baba da bu izne tabii olduğundan aynı izin yazısının bu kişilerin de yanında bulunması gerekmektedir. Aksi halde yurt dışına çıkış gerçekleştirilemez. Yukarıda belirtilen izinler katılımcıların sorumluluğundadır. Evrak eksikliği, eskimiş\yıpranmış nüfus cüzdanları, nüfus cüzdanlarındaki fotoğraf ile kişinin benzeşmemesi ya da görevliler tarafından herhangi bir nedenle çıkışlarına izin verilmemesinden kaynaklanan mağduriyetlerden Güztur Turizm sorumlu değildir. Sarp Sınır Kapısında yaşanabilecek aşırı yoğunluk, sistem arızası yahut olağanüstü halden kaynaklı nedenlerle geçiş için 3 saati aşan bekleme süreleri söz konusu olduğunda, Tur Operatörü Batum’a gidişten vazgeçerek alternatif olarak Batum yerine Mençuna Şelalesi, Çifte Köprüler turu gerçekleştirir. Bu durumda inisiyatif tamamen tur operatöründe olup, Katılımcılar bu durumu kabul ederek tura katılmışlardır.

4. GÜN: Sabah kahvaltısının ardından Ayder Yaylasına hareket ediyoruz. Yaylaların Sultanı olarak anılan Ayder Yaylasında hem bol bol fotoğraf çekebileceğimiz hem de yöreye özgü Karadeniz ormanları ve yaylalarından temin edilen Bal-Tereyağ – Mıhlamalı yayla peyniri, mısır unu vb. alma imkânı bulabileceğiz. Serbest zamanımız süresince Ayder Yaylasında hem yaylacılarla sohbetler edip hem de doğayla iç içe oldukça keyifli bir vakit geçirdikten sonra Fırtına Vadisine ulaşmak için yola çıkıyoruz. Öğle yemeklerimizi Fırtına deresi kenarında yedikten sonra elimize çay toplama makasını alıp çay bahçesinin içine girerek hem çay topluyoruz hem de hatıra fotoğraflarımızı çekiniyoruz. Sırada hangisine gidilirse diğerinde aklınızın kalacağı extra organizasyonlarımıza geliyor. (Ekstra Geziler) (1.Seçenek) ZİLKALE VE PALOVİT ŞELALESİ GEZİSİ (EKSTRA): Çamlıhemşin de bizleri bekleyen minibüslerimize binip Çat Vadisi boyunca devam ediyor ve Şen yuva (ÇİNÇİVA) Taş Köprüde fotoğraf molası veriyoruz. Çinçiva köyünün harika manzarayla birlikte fotoğraflarımızı çekerken rehberlerimiz Karadeniz Dağ mimarisi ile ilgili bilgileriyle yaşam şartlarını daha iyi hissedebilmenizi sağlayacaktır. Fotoğraf molamızın ardından ZilKale’ye ulaşıyoruz. Ticaret güvenliği açısından çok önemli bir konumda bulunan deniz seviyesinden 750, çat deresinden ise 100 metre yukarıya kurulmuş bu Kartal Yuvasını andıran kaleyi gezip Kaçkarların eşsizliği güzelliği ve bol oksijen içerisinde büyülü bir dünyayı yaşamak için Palovit şelalesine geçeceğiz. Bu unutulmaz anların ardından programımızı tamamlayarak otobüslerimize geri dönüyoruz. (2.Seçenek) FIRTINA DERESİNDE RAFTİNG( EKSTRA): Rafting aktivitemiz öncelikle Rafting eğitmenleri tarafından verilen Kürek tutuşu-Komut bilgileri ve güvenlik konusundaki eğitimle başlar. 4 – 7km lik (Suyun durumuna göre) parkurumuz boyunca Fırtına Deresinin coşkun dalgalarında benzersiz Rafting heyecanını yaşayacaksınız. Parkurumuz Fırtına Deresinde dolu dolu geçecek ve unutamayacağınız bir etkinlik olarak hafızalarınızdaki yerini alacaktır. Aktivitelerimiz sonrasında otobüsümüze binerek Çaykara’ya geliyor ve buradan Uzungöle çıkıyoruz. Deniz seviyesinden 1090 m yükseklikte bulunan Uzungöl, dik yamaçları ve muhteşem orman örtüsü ile Alplerin güzelliğini geride bırakmaktadır. Vadinin ortasında bulunan ve yamaçlardan düşen kayaların Haldizen Deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuş göl, ‘Uzungöl’ olarak bilinir ve çevreye aynı ad verilmiştir. Özellikle yakınındaki ‘Şerah’ köyünün yöreye uygun tarzda yapılmış eski ahşap evler, doğanın güzelliğini tamamlar özelliktedir. Karadeniz’in en meşhur gölü olan Uzungöl çevresinde yapacağımız gezimiz sonrasında günümüzü sonlandırıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde

5.GÜN: Sabah otelimizde aldığımız kahvaltının ardından Trabzon’un Maçka ilçesinden geçerek koruma altında olan Altındere milli parkına ulaşıyoruz. Coşandere boyunca doğanın görkemli güzelliklerini seyrederek yapacağımız bu yolculuk Sümela manastırının görünmesiyle taçlanacak. Karadağ’ın en sarp yerinde kurulmuş olan manastırın manzarası sizleri büyüleyecek. Meryem Ana Kilisesi, Nöbetçi Odaları, Misafirhane, Ayazma, Su Kemerleri, Kaya Fresklerini rehberimizin anlatımıyla öğrendikten sonra Altındere Vadisi’ne geriye dönüyoruz ( Restorasyon çalışmalarından dolayı Sümela manastırı içerisine girilemese dahi Sümela Manastırının görülebildiği o meşhur noktadan fotoğraflarını çekebilmek amacıyla Altındere milli parkına girilecektir). Sümela manastırı gezimizi takiben ilk durağımız Trabzon Ayasofyası oluyor. Komnenos Krallığı döneminde İstanbul’daki Ayasofya’ya ithafen yapılan bu mimari harikası yapıyı ve fresklerini tanıdıktan sonra bölgenin en büyük gümüş atölyesine gidiyoruz. Burada Gümüş, Telkari, Trabzon hasır bileziği ve ülkemizde sadece Trabzon da üç aile tarafından yapılan, Kazaz Türkleri tarafından bölgeye kazandırılan en değerli sanat olarak nitelendirilen ve Bayanlar için hayranlık uyandıran işçiliğiyle Kazaziye Sanatının inceliklerini öğreniyoruz. Alışveriş molamızın ardından Fatih Sultan Mehmet’in eşi Gülbahar Hatun Camii ve Zağnos deresi yanından Trabzon kalesini de panoramik olarak görerek Soğuksu Tepesindeki Art Neuve (Yeni Sanat) tarzında Konstantin Kabayanidis’in yaptırmış olduğu ve Trabzon halkının Ata’ya armağanı olan Atatürk Köşkü’nü görüyoruz. Sonra köftesiyle ün salmış Akçaabat’a ulaşıyoruz. Akçaabat köftesinden oluşan öğle yemeğimizi aldıktan sonra Vakfıkebir – Çavuşlu güzergâhında Dut pekmezinden yapılan Yöreye Özgü Köme ve Pestil de bulabileceğimiz bir küçük mola veriyoruz. Molamızın ardından Giresun–Ordu güzergâhından otelimize ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

6.GÜN:  Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Şehzadeler şehri olarak bilinen Amasya’ya ulaşıyoruz. Gecesi de gündüzü de birbirinden güzel bu şehirde ilk olarak Dünyanın en büyük mumya müzesi olan Amasya Arkeoloji müzesini ziyaret ediyoruz. Arkeoloji, etnografya, fosil ve mumyalar bölümlerini gezdikten sonra Amasya da şehzadelik yapmış ve Osmanlıya padişah olmuş Sultanlarımızdan Sultan İkinci Beyazid külliyesini ziyaret edİyoruz. Külliye içerisinde paratoner olarak kullanılmış çınar ağaçlarını, o dönemde payitaht İstanbul’u merak eden ama gidemeyen Amasyalılar için İstanbul siluetinin çizildiği tarihi şadırvanı, kapı girişlerindeki denge sütunlarını ve camiinin içini gördükten sonra yeşil ırmak kıyısına iniyoruz. Yeşilırmak Sivas’tan doğarak samsunun Çarşamba ilçesinde denize dökülene kadar geçtiği tüm bölgelere hayat verir. Amasya, yeşil ırmağın iki yakasına yerleşmiş bir şehirdir. Osmanlı döneminden kalma 18. ve 19. Yy konaklarının Yeşilırmak boyunca sıra sıra inci tanesi gibi dizilip yalı olarak adlandırıldığını, İran Kökenli Pontus krallarının mezarlarının Harşena dağına oyularak tapınak görüntüsü aldığını, Ferhat ve Şirin efsanesiyle hafızalara neden unutulmaz biçimde kazındığı ve Şehzadeler parkındaki Padişah büstleriyle tarihsel bağını koparmadığını göreceğimiz bir görsel şölenle sizleri kendisine hayran bırakacaktır. Şehzadeler parkında yapacağımız yürüyüş sonrasında Roma dönemi kemerleri üzerine oturtulmuş Alçak köprüden geçerek Hazeranlar konağını da görebileceğimiz bu gezimizde Osmanlı dönemi yaşantısını daha iyi anlayabileceğimiz. Amasya da alacağımız yöresel ürünlerden oluşan açık büfe öğle yemeğinin ardından akşam saatlerinde Bursa’ya varıyoruz.

SEYAHAT BOYUNCA LAZIM OLABİLECEK EŞYALAR: Karadeniz her mevsim yağış alan ılıman bir iklime sahiptir, dolayısıyla Karadeniz gezilerinde yağmurluğunuzu yanınızdan eksik etmeyiniz. Güneşli havalarda sahildeki sıcaklık bunaltıcı olsa da sadece 40-50 km mesafedeki yüksek kesimlerde özellikle akşamları serin olur. Gezi süresince yanınıza yağmurluk, şemsiye, rahat yürüyüş ayakkabısı, polar türü kazak, hırka ve rahat kıyafetler, fotoğraf makinesi, kamera vs. bunları yanınızda taşımanız için küçük bir sırt çantası almanızı öneririz.

NOT: Rehberimiz hava ve yol şartlarına göre programın aynı şekilde olması kaydı ile değişiklik yapma hakkına sahiptir. Konaklama bölgelerinde ve otellerde yoğunluğa bağlı olarak oluşacak otel değişikliklerinde aynı standartlara haiz olan oteller kullanılacaktır.

FİYATA DÂHİL OLAN HİZMETLER:

  • ULAŞIM–ÇEVRE GEZİLERİ–REHBERLİK
  • ARAÇ İÇİ İKRAMLARI
  • OTELLERDE KONAKLAMA
  • SABAH VE AKŞAM YEMEKLERİ

 

FİYATA DÂHİL OLMAYAN HİZMETLER:

  • MÜZE VE ÖREN YERLERİ GİRİŞLERİ
  • ÖĞLEN YEMEKLERİ
  • İLK GÜN SABAH KAHVALTISI
  • SON GÜN AKŞAM YEMEĞİ
  • YEMEKLERDE ALINACAK İÇECEKLER
  • TÜM KİŞİSEL HARCAMALAR
  • MİNİBÜSLER İLE HARİCİ ULAŞIMLAR
  • BATUM GÜMRÜK GEÇİŞ ÜCRETLERİ
  • TÜM EKSTRA AKTİVİTELER VE GEZİLER